alper otluoğlu

Çekmeköy Avukatlık Bürosu

Çekmeköy avukatlık bürosu hukuki konularda en güvenilir ve sağlam desteği alabileceğiniz avukatlardan oluşan hukuk bürosudur. Çekmeköy avukatlık bürosu ve hukuk bürosu, uzun hukuk eğitimleri almış olan avukat ve hukuk danışmalarınca oluşturularak hukuk hizmetinin sizlere sunulmuş olduğu bürodur. Tüm hukuki anlaşmazlıklarınızı, sorunlarınızı hızlı, etken ve bütün haklarınızı korumak için çaba sarf eden avukatlar, dava ile başlamış olan hukuki süreçlerinizin sonuna kadar sizinle beraber yürütüp sizi ve haklarınızı koruyup savunmaktadır.

Çekmeköy avukat ve hukuk bürosu, bütün hukuki davaları üstlenmekle beraber her dava alanı için uzman kadrosunda uzman avukat ve danışmanlar bulundurmaktadır. Bu bağlamda vergi hukuki, aile hukuku, miras hukuku, tüketici hukuku, icra hukuku, ceza hukuku ve iş hukuku alanlarına yönelmiş olan Çekmeköy avukat ve hukuk bürosu alanında uzman ve tecrübeli avukat ekibi ile çalışmaktadır.

Hukuk kurallarının olduğu yerde bir biçimde muhakkak ki anlaşmazlıklar ve hukuka aykırılıklar meydana gelebilmektedir. Hukuka aykırılık şeklinde durumlarda haksızlığa uğradıysanız, haklarınız gasp edildiyse ve hakkınızı savunacak bir hukuk kapısı arıyorsanız Çekmeköy avukatlık bürosu aradığınız adrestir.

Çekmeköy Avukat ve Hukuk Bürosu

Geniş bir hukuk hizmet kapsamına haiz olan Çekmeköy avukatlık bürosu, tüketici hukuku alanında da deneyimli ve uzman avukatları ile kapsamlı bir hukuk hizmeti sunmaktadır. Tüketici ve satıcı içinde olup biten itilaf, haksızlık yahut oluşan hukuki itilafların tümü tüketicinin hukuku kapsamına giren hukuki konulardır.

Tüketici hukuku, genel bağlamda tüketici haklarının savunuculuğunu üstüne alan ve tüketicilerin haiz olduğu hakların hem danışmanlığını bununla birlikte yasal desteğini elde eden hukuk kuralları bütünüdür. Eğitim seviyesinin ve farkındalığın camia arasında belirmesi ile beraber tüketici hakları da aynı miktarda büyüme ve yaygınlık göstermiştir. Tüketici mahkemesi, tüketici hakem heyeti şeklinde mevkiiler tüketicinin ayıplı mal ve benzeri nedenlerden doğmuş mağduriyetlerini çözerek ortadan kaldırmaktadır. Bu şeklinde tüketici haklarına yönelik davalarda Çekmeköy avukat ve hukuk bürosu, müracaat ve dava aşamalarında müvekkillerinin haklarını korurken gasp edilen haklarınızın eksiksiz olarak size teslimi için bütün hukuki süreçleri sizler için takip ederek yürütmektedir.

Tüketici Hukuku Danışmanlık Hizmetleri

Çekmeköy avukatlık bürosu, tüketici hukuku danışmanlık ve avukatlık hizmetlerini haksızlığa uğramış, ayıplı maldan dolayı haksızlığa uğrayan tüketici müvekkillerine tüketici hukuku danışmanlık hizmetlerini uzman ve alanında tahsil almış olan avukatları ile tanzim etmektedir.

Tüketici hukuku geniş bir kapsama haiz olduğu için ötürü tüketici hukukunda danışmanlık hizmetleri de yoğun bir biçimde görülmektedir. Çekmeköy avukat ve hukuk bürosu;

  • Tüm tüketici hukuku sözleşmelerinin takibi,
  • Tüketici sözleşmelerinin kanuni uygunluk denetiminin yapılması,
  • Tüketici için şikayet hattının kurulması,
  • Tüketici şikayetlerine direkt yanıt verilmesi,
  • Abonelik sözleşmelerinin test edilmesi,
  • Devre mülk dinlence sözleşmelerinin test edilmesi,
  • Kapıdan ve mesafeli satış sözleşmelerinin denetlenerek test edilmesi,
  • Kapıdan satış sertifikaları için lüzumlu başvuruların gerçekleştirilmesi,
  • Tüketici hakları ile alakalı finans ve kredi denetimi işleri,
  • Satın alınacak mal yahut hizmet satım sözleşmelerinin hazır hale getirilmesi,
  • İşletmenin tüketici hukukuna uygunluk denetimi,
  • Taksitli kampanya sözleşmelerine ilişkin her türlü faaliyet,
  • Tüketici ve satıcı arasındaki itilaf görüşmelerinin yapılması ve
  • Tüketicilerin taleplerinin değerlendirmelerinin yapılması

tamamen Çekmeköy avukat ve hukuk bürosunun tüketici hukuku danışmanlık hizmetleri kapsamında yer almaktadır.

Çekmeköy avukat ve hukuk bürosu; tüketici hukuku hizmetleri ile beraber aile hukuku, miras hukuku, ceza hukuku ve vergi hukuku şeklinde bütün hukuk alanlarında avukat ve yasal danışmanlık hizmeti sunarak bu süreçte size yardımcı olmaktadır.

Ataşehir Miras Avukatı

Ataşehir miras avukatı miras hukukundan kaynaklı tüm hukuki ihtilaflarınızı çözmek için hizmet vermektedir. Miras hukuku, miras hakkının kanunlar ile garantiye alan hukuk dalıdır. Miras hukukunda malların paylaştırılması miras sahibinin vefat etmesinden sonrasında yapılır. Miras hukuku kanunlarla korunan ve ölüme bağlı olarak ortaya çıkan bir hukuk dalıdır. Miras hukukunda miras hakkı ve miras oranı bulunduğunda mal paylaşımı ortaya çıkar. Mirası bırakan şahıs hayatta iken mülklerini ve haklarını varisleri doğmadığı için mal paylaşımı kapsamında kullanamaz. Mirasa mevzu olan malların hepsinin toplamına tereke denir. Tereke aynı zamanda mirasın da eş anlamlısıdır. Mirasa kısaca terekeye mevzu olan malların paylaşımı ve tereke tespiti şeklinde örneklendirilebilecek bütün mevzular miras hukuku alanına girer.

Yasal Mirasçıların Mal Paylaşımı

Miras hukukuna mevzu olan malların mirasçılara paylaşımı belirlenmeden evvel mirasçılar belirlenmelidir. 1. dereceden mirasçıları bireyin altsoyları oluşturur. Mirası bırakan bireyin evlatları da bu kapsamda yer alır. Alt mirasçıları bulunmayan bireylerin medeni kanuna göre mirasçıları 2. Derece mirasçıları olan üstsoy yani anne ve babası olarak belirlenir. Bunların da olmaması durumunda büyükanne ve büyükbaba mirasa mevzu olan mallarda hisse sahibi olur.

Mirası bırakan bireyin eşinin sağ olması durumuna göre miras payının bölünmesi değişim gösterir. Sağ olan iş ile beraber öteki mirasçılara meydana getirilen mal bölümünde miras bırakan bireyin 1. Derecedeki mirasçıları ile paylaşıma girerse mirasa mevzu olan maldan dörtte bir pay alır. Miras bırakan bireyin anne ve babası olan 2. Dereceden mirasçıları ile miras paylaşımı yaparsa mirasa ½ oranında ortak olur. Mirası bırakan bireyin yalnızca eşi ve büyükanne ya da büyükbabasının olması durumunda yaşayan eş mirasın dörtte üçüne haiz olur. Sadece eşin olduğu durumlarda mirasın hepsi eşe kalır. Ataşehir miras avukatı yasal mirasçıların arasında yapılacak mal paylaşımlarında size hukuki destek sağlar.

Miras Hukukunda Tenkis Davası

Mirası bırakan şahıs sağlığında vasiyetname aracılığı ile mirası başka şahıs ve kurumlara bırakabilir. Fakat bu mirasın devredilemeyeceği bir oran bulunur. Miras hukukunda devredilemeyen bu oran saklı hisse diye adlandırılır. Tenkis davası da burada ortaya çıkmaktadır. Miras hukukuna mevzu olan malların bölünmesi esnasında mirasçılardan biri tenkis davası ile saklı payının korunmasını isteyebilir. Saklı hisse mirasçıların korunması için çıkarılmış bir terimdir. Tenkis davası da mirasçıların hakkı olan saklı oranı almaları için açılabilecek davanın adıdır. Tenkis davaları olarak detaylı bilgi için Ataşehir miras avukatı ile iletişime geçmelisiniz.

Mirasa Konu Olan Malların Yasal Mirasçıları

Bir insan öldükten sonrasında geriye kalan maddi varlıkların devredildiği kişilere mirasçı denir. Bu yasal mirasçılar şunlardır;

  • Ölen bireyin eşi
  • Ölenin evlatları ve onlarında evlatlarından oluşan altsoyu
  • Ölen bireyin anne ve babadan süregelen üstsoyu
  • İspatlanması durumunda evlilik dışı olan evlatları ya da evlatlık edinmiş olduğu çocuklar

Değişik paylara haiz olan bu mirasçılar yasal mirasçı olarak nitelendirilmektedir. Bunların hayatta olmaması niteliğinde kan bağları olan öteki akrabalar mirasa ortak olabilir.

Reddi Miras Yoluyla Mirasın Reddedilmesi

Reddi miras her mirasçının hakkı olan bir durumdur. Mirası bırakan bireyin yaşamış olduğu yerde bulunan sulh hukuk mahkemelerine üç ay içinde yapılacak müracaat ile mirasın reddedilmesi mümkün olabilir. Bu üç aylık zamanın işlemeye başlaması kişinin, ölüm vakasından sonrasında mirastan haberdar olduğu gün başlar. Bu zaman içinde reddi miras yapılmaz ise miras kabul edilmiş olur. Mirasa mevzu olan mallardan ortak malların olması durumunda ortaklığın giderilmesi için miras hukuku devreye girebilir. Miras hukukuna ilişkin bu tür davalarda ise Ataşehir miras avukatı arayışına girebilirsiniz.

Miras Olarak Borçların Bırakılması

Kişi öldüğünde her vakit mal bırakmayabilir. Bazı durumlarda malın yerine borç da bırakabiliyor. Bu durumda resmi olmayan borçlar için alacaklılarla iletişime geçilebilir ve mirasçılar toplanarak borcu paylaşabilirler. Bunun dışında bir çözüm olarak içlerinden bir şahıs tüm borcu ödeyerek ötekilerden rücu edebilir. Veya borcu ödeyen şahıs mal kalmış ise ödediği borç kadar hakkından fazla miras alabilir. Mirasta borçlar için de reddi miras olabilir. Otluoğlu ve Yılmaz Hukuk olarak Ataşehir miras avukatı ihtiyacınızı karşılamaktayız.

Ataşehir Hukuk Bürosu

Ataşehir hukuk bürosu başta İstanbul olmak üzere tüm il ve ilçelerde hizmet veren avukattır. Hukuki yardım bir gün her insana lazım olabilir. Hak kaybı yaşamamak aynı zamanda da haklarınızın neler bulunduğunu eksiksiz bilebilmek adına hukuki yardım muhakkak tecrübeli bir avukat tarafınca verilmelidir. Avukat, müvekkili ile itimat ilişkisi içinde ve dürüstlükten hiç ödün vermeden bildiklerini dosdoğru aktaracak; müvekkilinin durumu hakkındaki tahminlerini de içerecek biçimde çıkarımlarda bulunacaktır. Aynı zamanda davalar başta olmak suretiyle müvekkili adına neredeyse her türlü hukuki işlemi bağımsız olarak gerçekleştirebilecektir.

Bir Avukat Her Davaya Bakabilir mi

Avukatlık mesleğinde hekimlerde olduğu benzer biçimde resmi bir uzmanlaşma laf mevzusu değildir. Bu nedenle bir avukat pek doğaldır ki bir boşanma davasına bakarken başka bir dosyası ceza davasına ait olabilir. Ancak çoğu avukat başta mesleki tecrübe olmak suretiyle muhtelif sebeplerden ötürü hukukun birtakım alanlarına dair davalara bakmaktan imtina edebilirler. Bu durumda gayr-ı resmi de olsa bir uzmanlaşma olduğundan bahsedilebilir. Ataşehir hukuk bürosu da çeşitli hukuk dallarında uzmanlaşmış avukatlardan oluşmaktadır.

Avukatın Müvekkilini Aydınlatma Yükümlülüğü

Bir avukatın her şeyden evvel müvekkilini bilgilendirme yükümlülüğü vardır. Avukat, davanın ilerleme ve gidişatı hakkındaki müvekkiline ihtiyaç duyulan detayları anladığı dilden verecektir. Aynı zamanda avukat davayı kazanmak adına hiçbir işlemi yaparken de dikkatsizlik etmemelidir. Örnek vermek gerekirse ilk derecede karara çıkmış olan bir dosyanın yüksek mahkemeye taşınması yahut bilirkişi tutanağındaki hatalara süresi içinde itiraz edilmesi, şahit ve kanıt listelerinin bildirilmesi şeklindeki işlemler avukat tarafınca yerine getirilmelidir.

Güncel Değişiklikler

Yürürlükteki hukuk oldukça sık değişmektedir. Kanunlarda olduğu şekilde, yönetmelikler ve benzeri düzenleyici işlemlerde de oldukça sık değişimler olmaktadır. Bu değişiklikler, alanında uzman bir avukat tarafınca günü gününe takip edilmelidir. Değişikliklerden haberi olmayan bir avukat her an müvekkilinin hak kaybı yaşamasına yol açabilir ve bu durum geri döndürülemeyebilir. Ataşehir hukuk bürosu olarak avukatlık yapan ekip arkadaşlarımız da değişimleri yakından takip ederek görevli oldukları davalar ve icra takiplerinde buna göre hareket etmek durumundadır. Zira bazen en küçük bir değişim dahi dava yahut dava konusu işleme dair sonucu bütünüyle değiştirebilmektedir.

Avukatın Sır Saklama Yükümlülüğü

Bir avukatta bulunması gereken ve kanunen de koruma altına alınmış bir diğer özellik sır saklama yükümlülüğü olarak kabul edilmiştir. Avukatlık bürosunda çalışan herkes bu yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır. Avukatlar olduğu kadar diğer çalışanlar, örneğin sekreterler de bu zorunluluk altındadır. Bu zorunluluk, tabi olan herkes bakımından bir hayat boyu devam edecektir. Şöyle ki, mesleği icra etmeyenler dahi sır saklama yükümlülüğüne uygun hareket etmek zorundadırlar. Avukat ile müvekkili arasındaki ilişki güvene dayalı olduğu için dolayı da bu sır gizleme yükümlülüğü hiç göz ardı edilmemelidir. Ataşehir hukuk bürosu avukatları da bu özeni göstermekte ve buna uygun davranmaktadırlar.

Bir Avukatta Hangi Özellikler Bulunmalıdır

Kendisine ve mesleğine saygısı olan bir avukat birtakım hususlara hususi hayatında dahi dikkat edecektir. Bunlar şöyle özetlenebilir;

  • Sır gizleme yükümlülüğüne eksiksiz riayet etmesi,
  • Güncel değişikliklerden devamlı haberdar olması,
  • Müvekkilini anlayabileceği bir dilden aydınlatması,
  • Yapması ihtiyaç duyulan işlemleri süresinde gerçekleştirmesi,
  • Müvekkili lehine olacak bütün hukuki prosedürü uygulaması ve uygulatması

Elbette avukatlık oldukça kadim bir meslek olduğu için dolayı bu meslek grubunda bulunması ihtiyaç duyulan özellikler yalnızca bunlarla da sınırlandırılamaz. Bunun dışında daha birçok özelliğe yer verilebilir. Ataşehir hukuk bürosu çalışanları ve avukatları ile birlikte sizlere en iyi hizmeti vermeyi amaçlamaktadır.

Ataşehir Gayrimenkul Avukatı

Ataşehir gayrimenkul avukatı denince akla ilk gelen kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve bunlara ilişkin taşınmaz hukuku ile alakalı davalar ve uyuşmazlıklardır. Gayrimenkul hukuku, taşınmaz mallar üstünden meydana gelebilecek uyuşmazlıkları engellemiş olan ve taşınmaz mallar üstündeki hakları belirleyen hukuka denir. Gayrimenkul hukuku geniş kapsamlı bir hukuk dalı olduğundan ne olursa olsun hususi öğrenim almış avukatlardan bu mevzuda yardım istemek gerekir. Tapu işlemleri, kira sözleşmeleri benzer biçimde mevzular bunlardan doğmuş problemleri gayrimenkul hukukunun kapsamındadır. Eşya hukuku 4. kitabında düzenlenmiştir. Eşya hukukunun en kapsamlı alanını oluşturan, taşınmazların süreçleri ve hakları belirlenmiştir.

Gayrimenkul Hukuku Nedir?

Eşya hukukunun bir alt dalıdır. Eşya hukukuna ilişik bütün uyuşmazlıkları çözümler. Gayrimenkul binaları, apartmanları, arsaları bütün taşınmaz malları içine alır. Ayrıca bütün taşınmaz mevzuları da ele almaktadır. Gayrimenkul alanında olup biten uyuşmazlıkları halletmek ve açıklığa kavuşturmak için işinde uzman bir avukatla Ataşehir gayrimenkul avukatı ile birlikte davranmak gerekir. Hukuk alanın birtakım dallarında avukat tutma zorunluluğu yoktur.

Fakat birtakım davaların çözülmesi zordur. Bu çözülmesi zorluk derecesi yüksek davalardan biri de gayrimenkul davalarıdır. Bu tür davalarda bir avukatla çalışmak sürecin işleyişi ile alakalı malumat sahibi olmak gerekir. Gayrimenkul avukatları gayrimenkul davası açma alanlarının tümüne hâkimdirler.

Ataşehir gayrimenkul avukatı;

  • Kamulaştırma davaları,
  • Tapu ve tescil davaları
  • Kira sözleşmeleri,
  • İnşaat sözleşmesi,
  • Bina idare sözleşmesi,
  • Proje idare sözleşmesi,
  • Genel emlak hukuku,
  • Kat irtifakı sözleşmesi,
  • Ortaklığın iptali davaları,
  • Alışveriş merkezlerinin idare sözleşmeleri

gibi bütün alanlarda geniş bilgi sahibidir.

Gayrimenkul Hukuku Hangi Alanları Kapsar?

Gayrimenkul hukuku birçok hukuk branşının alt dalını kapsamaktadır. İrtifak hakkının kurulmasının yanı sıra ön alım davaları, istimlak ve istihkak davaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir. Bunların haricinde gayrimenkul hukuku, el atmanın engellenmesi, izale-i şüyu, ipotek uyuşmazlığı davaları da bu davalar içinde yer almaktadır. Tapu davaları, iptal ya da tescil, kayıt düzeltme benzer biçimde olabilir.

Tapu Davaları

Tapu davası çoğu zaman gayrimenkul hukuk kapsamında ya da alanında yer edinen taşınmazlar ile alakalı konulardan bir tanesidir. En sık mevzu olan davaların başlangıcında tapu davası gelmektedir. Tapu tescili ve tapu iptali şeklindeki davaları kapsar. Hukuka aykırı düzeltilmesi ihtiyaç duyulan şeyler var ise yaşanılan mağduriyetleri ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Tapu davaları Asliye hukuk mahkemelerinin vazife alanında bulunmaktadır. Taşınmazın bulunmuş olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak tapu davası tapu avukatı aracılığı ile vekâlet verilerek yürütülebilir.

İnşaat Sözleşmesi

Arsa sahibi ile müteahhit arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi, arsa sahibinin kendisine devredeceği belli bir arsa oranı ya da daireye mukabil müteahhidin kendi malzemesiyle arsa üstünde bağımsız bölümler yapmış olup bir bina meydana getirmesini isteyerek icra ettikleri sözleşmeye denir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve gayrimenkul/taşınmaz satış vaadi sözleşmesi karma bir sözleşmedir.

Bu tip sözleşmelerin Ataşehir gayrimenkul avukatı ile yapılmasında yarar var. Yardım alınmaksızın uygulamaya konulan sözleşmelerde inşaat sürecinde birtakım mağduriyetler yaşanmaktadır ve bu durum farklı davalara neden olmaktadır. Bundan ötürü inşaat sözleşmeleri arsa payı karşılığında yapıldığında uzman kişilerden yardım alınarak hazırlanmalı ve detaylı düzenlemeler yapılmalıdır. Sözleşmenin feshi, tazminat davası, adaptasyon davaları benzer biçimde sözleşmeden meydana gelen bütün sıkıntıları işinde uzman avukatla halletmek gerekir.

İzale-i Şuyu Davaları

Birden fazla ortağı bulunan taşınır mallardaki ve aynı şekilde taşınmaz mallardaki ortaklığı bitirmek amacıyla açılan davalardır. Davalar taşınmazın bulunmuş olduğu yerdeki sulh hukuk mahkemelerinde açılır. Genellikle uzun bir süreç gerektiren davalardır. Satış kanalıyla ve bölünmesi gerçekleştirilerek ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmaktadır. Gayrimenkul hukuku hakkındaki davalar daha birçok hukuk dalının kapsamına girmektedir. Ataşehir gayrimenkul avukatı size sayılanlar ve dışındaki daha birçok alanda hizmet vermektedir.

Ataşehir Ceza Avukatı

Ataşehir ceza avukatı ceza hukuku alanında size haklarınızı savunmanız bakımından en iyi yardımı sunacak kişidir. Ağır ceza davalarında soruşturmanın başından kovuşturmanın sonuna kadar, hatta zaman zaman da takibat evresinden sonrasında bile müvekkilini her aşamada en iyi halde temsil etmek için bütün hukuki işlemleri gerçekleştirmektedir. Müvekkilinin haklarını en iyi halde korumak ve savunmasını en müessir halde sağlamak, ağır ceza avukatının temel görevleri içinde yer almaktadır. Özellikle tahkikat aşamasında ifadenin uzman ağır ceza avukatı ile verilmesi sürecin işleyişi açısından ehemmiyet taşımaktadır. Aynı zamanda mahkeme huzurunda gerçekleştirilecek olan savunmalar, dilekçelerin yazılması ve takibi, delillerin toplanması ve sunulması işlemlerinin doğru ve kusursuz bir halde gerçekleştirilmesi de Ataşehir ceza avukatı vazife alanını oluşturmaktadır.

Ağır ceza avukatının görevlerinin içinde ilk aşama mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı istinaf mahkemelerine ve Yargıtay’a başvurma süreçleri de yer almaktadır. Elbette ağır ceza avukatının görevleri belirtmiş olduklarımızla sınırı olan değildir. Soruşturma sürecinden kovuşturmanın sonuna kadar birçok yeni durumla karşılaşılması olası olduğu için Ağır Ceza Avukatlarının görevleri buna bakılarak farklılık göstermektedir. Netice olarak şunun altını çizmeliyiz ki Ağır Ceza Mahkemelerinin vazife alanına giren suçlarla alakalı bir hukuki sürecin yürütülmesinde; sanık, müşteki ve mağdurların temsil edilmesinde ne olursa olsun uzman bir Ağır Ceza Avukatıyla çalışılmalıdır.

Ağır Ceza Mahkemelerinde Görülen Davalar Nelerdir?

Ağır Ceza Mahkemeleri tarafınca görülmekte olan davalar, CMK ve sair kanunlar ile ek olarak meydana getirilen görevlendirmeler saklı kalmak kaydıyla Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen irtikap suçu, yağma suçu, nitelikli dolandırıcılık suçu, kasten öldürme suçu, örgütlü suçlar, soykırım suçu, işkence suçu, cinsel saldırı suçu, çocukların cinsel istismarı suçu vb. gibi sıralanabilir. Aynı zamanda ağırlaştırılmış müebbet, müebbet hapis ve 10 yıldan uzun süreli hapis cezasını gerektiren suçlara dair davalar da Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmekte olup Ataşehir Ceza Avukatı vazife alanı içinde yer almaktadır.

Ağır Ceza Avukatı Ücretleri

Hukuk sistemimizde kaide olarak avukatla temsil mecbur değildir. Bu nedenle birtakım insanlar ücretlerin kayda değer derecede yüksek olmasından ötürü spesifik davalarda tecrübeli bir avukat olmaksızın hukuki işlemler gerçekleştirmektedir. Bunun neticesinde de telafisi olası olmayan hak ve çıkar kayıplarıyla karşılaşmaktadır. Ataşehir ceza avukatı bu hak kaybını yaşamamanız için emek harcayacaktır.

Ağır ceza mahkemelerinde görülen ağır ceza davalarında ise CMK tarafınca ayrı bir tertip yapılmış; ağır ceza mahkemesinde yargılanan bir sanığın avukat ile savunma edilmesi mevzuatımızca mecbur tutulmuştur. Bu düzenlemeye bakılırsa; şüpheli ya da sanık niteliğinde bulunan kimse avukat seçemeyecek durumda bulunduğunu belirttiği takdirde alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan ötürü kendisi hakkındaki yapılacak olan tahkikat ve takibat aşamalarında kendisine bir müdafii atanacaktır. Söz konusu tertip ilebirlikte “müdafii ile savunulma sistemi” yaşamımıza girmiştir. Müdafisi bulunmayan bir kimse çocuk veyahut kendini savunamayacak derecede sağır ve dilsiz ise istek aranmaksızın Barolar tarafınca müdafii tayini gerçekleştirilecektir.

Sözgelimi; sanık ya da şüpheliler için ağır ceza dava ve soruşturmalarında devam eden yargılamalarda avukat ile temsil edilmek mecbur tutulmuştur. Kişi istemese bile bir avukat ile temsil edilmek zorunda olduğu için ötürü yetkili Baro tarafınca kendisine bir avukat atanacaktır. Söz mevzusu durumda “Ağır Ceza Avukatlarının Ücretleri” mevzusu akla gelmektedir. Tahmin edileceği suretiyle ağır ceza davaları neticesinde oldukça ağır hürriyeti bağlayıcı cezalar mümkün olduğu için ötürü bu tür davalar tecrübeli ve uzman Ataşehir ceza avukatı varlığını mecbur kılmaktadır. Bu nedenle Ağır Ceza Avukatı Ücretleri mevzusunda iyi bir inceleme yapmış olup bütçenize müsait bir Ağır Ceza Avukatı ile temsil sağlanmalıdır.

Ataşehir Boşanma Avukatı

Ataşehir boşanma avukatı aile hukukunun en bilindik dava konusu olan boşanma davaları konusunda sizi temsil edecek olan avukattır. Ataşehir boşanma avukatı adından da anlaşılacağı şekilde boşanma davalarına bakar. Ancak, boşanma avukatı ismi altında değil de aile avukatı ismi altında avukat aramalısınız. Boşanma avukatı tanımlaması yanlıştır. Aile avukatları, boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı şeklinde mevzuları kapsayan davalarda yer alır. Boşanma döneminin bazı adımları vardır. Bu adımları sağlıklı bir şekilde atabilmeleri için boşanmak isteyen taraflar ayrı ayrı dinlenir ve ortak bir paydaya varılır.

Boşanma Davası Süreci

Her şeyden evvel boşanmak için geçerli bir sebebe ihtiyacınız var. Boşanmak için belirlediğiniz sebebiniz aile hukuku avukatına net bir şekilde bildirilmelidir. Bu sebepler şunlar olabilir;

  • Taraflardan birinin diğer eşi aldatması
  • Evlilik kurumunun artık sürebilmesi mümkün olmayacak kadar ciddi boyutta sarsılması
  • Taraflardan birinin eşine şiddet uygulaması, fena davranışta bulunması yahut canına kast etmesi
  • Taraflardan birinin haysiyetsiz bir kabahat işlemesi
  • Taraflardan birinin haksız durumda bulunmasına karşın aile konutunu terk etmesi
  • Taraflardan birinin akıl hastası olması

Bunlar geçerli boşanma sebepleridir. Avukatınız nedeni doğru olarak tespit etmelidir. Bu sebebe nazaran davanız işleme koyulacaktır. Ataşehir boşanma avukatı sizi doğru sebebi belirlemeniz için yönlendirecektir.

Boşanma Davası Açmak

Boşanma davası açmak için ilk önce boşanma dilekçesi hazırlanmalıdır. Bu dilekçe için de boşanma nedeni doğru bir halde tespit edilmiş olmalıdır. Boşanmada dayanılacak sebebin doğru şekilde tespiti sağlandıktan sonra, dava dilekçesi yazılmaya başlanır. Boşanma nedeninin delilleri avukatın elinde yazılı olarak bulunmalıdır. Eğer ortada tanıklar var ise, tanıkların ismi, soyadı ve iletişim bilgileri yazmalıdır. Tarafların fazladan talepleri var ise bunlar da dosyada belirtilmelidir.

Boşanma Avukatının Görevleri Nelerdir

Boşanma avukatları, sorunsuz bir halde boşanabilmeniz için usulüne göre bir dilekçe hazırlar. Tarafların bu dilekçeyi imzalamaları gerekir. Boşanma haricinde, mal paylaşımı, maddi ve manevi tazminat, ev eşyaları paylaşımı, velayet, nafaka miktarı, katkı oranı ve katılma alacakları şeklinde faktörleri de Ataşehir boşanma avukatı ile görüştükten sonra öğrenebilirsiniz. Boşanma davanız için tercih ettiğiniz tecrübe sahibi bir avukat sizi tek oturumda boşayabilir ve tarafların taleplerinde uzlaşmalarını sağlayabilir. Boşanma protokolü kesinlikle bir aile hukuku avukatı tarafınca hazırlanmalıdır.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır

Boşanma davası çekişmeliyse, devamlı problemler çıkıyorsa ve sebep tam olarak delillerle beraber kanıtlanmamışsa 2 seneye kadar uzayabilir. Böyle uzun süreçler sizi daha da yıpratır ve yorar. Hukuki sürecin tam olarak işlemesi için bu muamele uzayabilir. Uzamasının aksine süreç kısa da sürebilir. Boşanma sebebinizin delilleri kati bir halde avukata verilmişse ve üzerine bir de tanıklarınız var ise tek celsede boşanabilirsiniz. Davanın süresince avukatınızın da görevi büyüktür. Davanın eksiksiz ve doğru bir halde işlemesi için, boşanma dosyanızda lüzumsuz bilgilere yer verilmemesi gerekir. Anlaşmalı boşanıyorsanız, protokolde ise her şeye aleni bir halde yer verilmelidir. Kaliteli bir aile avukatı ile çalışırsanız boşanma sürecinizde sorun yaşamazsanız. Sebeplerinizi kanıtlayabiliyorsanız, tek oturum olmasa bile birkaç celsede boşanabilirsiniz. Kusursuz bir halde hazırlanmış boşanma protokolü, geçerli sebep ve deliller olduğu sürece süratli bir halde boşanabilirsiniz. Ataşehir boşanma avukatı ile boşanma davanız hakkında gerçekleştireceğiniz görüşme sonucunda sizi temsil etmesi için noterden çıkaracağınız özel dava vekaletnamesi ile birlikte avukatınızı yetkilendirmelisiniz. Bu yetki ile birlikte avukatınız sizin adınıza vekaleten işlemlerinizi başlatacak ve yürütebilecektir. Boşanma davalarınızda iyi bir avukat seçimi sizi her türlü hak kaybından kurtaracaktır.

İsim Ekletme Davası ve Kimliğe İsim Ekletme

İsim ekletme davasının açılması isim değişikliği davalarıyla benzer özellikler barındıran ve hüviyet bilgisinde yeniliğe sebep olan davalardandır. İsminde değişiklik yapmak ya da isim ekletmek gibi talebi olan kişilerin, nüfus müdürlüklerinin bu talebi gerçekleştirebilmesi için dava açması gerekmektedir. Dava bu davaya mevzu isim ya da soy ismin tamamen değiştirilmesi şeklinde olabileceği gibi kimlikte yazılı olan isminin durması ve bu isme yeni bir isim ekletme hakkı da bu davayı açan kimselere tanınmıştır. İsim ekletme davasının nasıl açılacağı, aşamaları ile görevli ve yetkili olan mahkeme bu davayı açmak isteyen kişiler için büyük merak konusudur.

Bu sebeple nüfus hizmetlerinde geçici düzenlemeler getirilmiş 19.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile beraber dava açılmadan önceki 2 sene süresince isim ve soy isimlerinde yanlışlıklar bulunan ve isim ve soy isim değişikliği yapmak isteyenlere nüfus müdürlüklerine dilekçe ile başvurarak isim değişiklik yapma hakkı tanınmıştır. Bu durum hem pratikte fayda sağlayarak bu tarz basit nitelikteki davalarla mahkemeleri meşgul etmenin önüne geçilmiş hem de zamandan tasarruf edilmesini sağlamıştır.

Fakat isim ekletme ya da isimde değişiklik yapma hakkının bu kapsamda değerlendirilmesi için süresi geçirilmeksizin müracaat yapılması, isim değişikliğinin imla ya da yazım hatasından kaynaklanması ve değiştirilecek ismin ya da soy ismin çok kötü ya da çok komik bulunması gerekmektedir. İsim ekletme talepleri nüfus müdürlüğünce kabul edilmeyenler ve süresini geçirmeden dilekçe ile müracaat yapmayanlar isim değişikliği davası açabilir. Kısaca toparlamak gerekirse kişilerin nüfus müdürlükleri aracılığı ile bu işlemi yapabilmeleri hem süreye bağlı bir durumdur hem de basit şekilde yapılmış yanlışlıklardan kaynaklanmış olmalıdır.

İsim Ekletme Davasında İspat ve Haklı Nedeni Varlığı

İsim ekletme davasını açmak isteyen davacı kişi ya da haklı sebebin varlığına dayanarak talepte bulunan fert yerleşim yerinin bulunmuş olduğu asliye hukuk mahkemelerine başvurmalıdır. Bu davalar kanun uyarınca görevli mahkemesi asliye hukuk mahkemesi olan davalardır. Yetki bakımından ise kişinin yerleşim yeri baz alınmıştır. İsim değişikliği ve isim ekletme dava dilekçesinde değişikliğe sebebiyet verecek haklı sebebe yer verilmeli ve dava esnasında bu gerekçeler hukuki temellendirilmesi yapılmak suretiyle açıklanmalıdır.

Örneğin adı Ayza olan birisinin dost etrafında ve ailesinde Zeynep olarak tanınması ve çağırılması mümkündür. Bu durumun tanıklarıyla beraber kanıtlama edilerek mahkemeye sunulması halinde isim ekletme davasından müspet karar çıkması olacaktır. Aynı biçimde aile arasında aynı isimde birden fazla ferdin bulunması da isim ekletme davalarında ileri sürülebilecek delillerdendir. İsim değişiklik yapma davalarında kişiden kişiye nazaran değişen sebeplerin varlığı, ismin veya soy ismin toplumda hoş karşılanmayan özelliklerde bulunması da haklı nedenin varlığına işaret etmektedir.

Birden Fazla İsim Ekletme-Değiştirme Davası Açılabilir Mi?

Nüfus hizmetlerinde olup biten değişimler ve taleplerin artmasıyla beraber kanunlarda da değişikliğe gidilmiş, kimliğe isim ekletme davalarının birden fazla açılması durumuna da olanak tanınmıştır.

Nüfus müdürlüklerine 2012 yılına dek isim ekletme ve isim değişikliği davaları ile ismin bir defa değiştirilmesine izin veriliyorken Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği bu madde ile artık günümüzde birden fazla isim değişiklik yapma davasının açılması olası hale gelmiştir. Fakat davadan istenilen sonucun elde edilebilmesi için isim değişikliği ve isim ekletme talebinin haklı sebebe dayanması ve bu sebebin mahkeme huzurunda ispatı gerekmektedir. Yine bu durum da keyfiyete bağlı olarak kullanılması mümkün olmayan davalar arasındadır.

İsim Ekletme Davası Nasıl Açılır?

Kişinin olan isminden şikayetçi olması ya da yeni bir hüviyet için geçerli sebepleri bulunması sonucunda isim değişikliği yapmak için oluşturulan davaya isim değişikliği veya isim ekletme denmektedir. Bazı kişilerde yaşanmış olan en mühim detaylardan biri kişiye ailesi tarafınca konulan bir isim bulunmasına karşın şahsın etrafındaki insanlar tarafından başka bir isim ile tanıtılmakta ve tanımakta olmasıdır. Yine bu durumlar arasında şahıs isim değişikliği yapma davası açabilir. Yargıtay kararlarında çoğu zaman isim değişiklik yapma davalarını isim ekletme olarak tanımlamakta olup ve olumlu doğrultuda karar vermektedir.

Ayrıca bilinmesi icap eder ki şahıs değiştirmek istediği ve sahip olduğu ilk ismini, kimlikte bulunan adı kullanmak istemiyor ise; Yargıtay bu durumu kabul eder ve yeni kullanmak istediği isim doğrultusunda hüviyet çıkarma iznini verilmektedir. Bu vaka için mühim olan husus ferdin isim ekletme ismi altında dava için hukuk mahkemesine başvurmasıdır. Bireyin tüm yaşamı boyunca kullanacağı isim, şahısla bütünleşen ve en çok önem arz eden kimliğindeki adının değiştirilmesinin reddi haller çok çok istisnai durumlardır. Mahkemeler kişilere bu yönde geniş bir hak tanımaktadır.

İsim Ekletme Davası Nasıl Görülür?

Başvuru sonrası oluşturulan dosya ile kişiye verilen gün ile şahıs hakim karşısına çıkar. Fakat hakim ferdin gerekçelerini dinledikten sonrasında ferdin kullanmakta olduğu ismin kişiler tarafınca bilindiğini onaylanması için tanık ister. Eğer ki şahitlerde durumun doğruluğunu kanıtlar özellikte anlatım verir ise şahıs yeni isim için davayı almış olacaktır. Alınan dava sonrası nüfus müdürlüğünde yeni hüviyet çıkarma işlemlerini yapabilir ve yeniden aynı doğrultuda mahkemeye sunmuş olduğu yeni adı kimliğine geçirebilir. Ayrıca bu dava için öncelikli olarak mühim bir detayı bulunmaktadır ki ferdin isim ekletme ya da isim değişikliği yapmak için geçerli ve haklı bir nedeninin olması gerekmektedir.

İsim Ekletme Davası Nasıl Açılır?

Yine mühim detaylardan birisi de isim değişikliği için dava açan ferdin mahkemeye sunduğu tanıkların ifadeleri ferdin isim değişikliği yapması için geçerli sebepleri gerçek anlamda mahkeme nezdinde ispat edebiliyor, sunabiliyor olmasıdır.

Halk içinde kolay bir dava şeklinde dursa da aslına bakarsak birçok fena niyetli durumlar için mahkeme bu mevzuda detaylara ehemmiyet vererek karar vermektedir. Bu sebeple isim değişikliği yapmak isteyen ya da isim ekletme isteyen yeni isim beyanı için mahkeme minimum dava açan kişiden 2 adet şahit ister.

Bu tanıkların Türk vatandaşı olması ve yeniden ehemmiyet teşkil etmektedir. Şahıs mahkeme onayı sonrası derhal nüfus müdürlüğüne ya da kaymakamlığa başvurarak yeni isim ismi altında kimlikte isim değişikliği yapabilir hale gelmektedir.

İsim Ekletme Dilekçesi Örneği

İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI       : Mehmet ALİ (TC: 11111111111)

ADRES          : ………..

VEKİLİ         : Av. Erkam YILMAZ

DAVALI        : ………… Nüfus Müdürlüğü

KONU            : İsim değişiklik/isim ekletme talebimizi içerir dava dilekçemizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

1- Müvekkilimizin A00000 seri numaralı kimlik kartı uyarınca, baba adı Melih, ana adı Kevser olan 13.07.1980 doğum tarihli Mehmet ALİ’dir.

2- Müvekkilimiz, kimliğinde ve nüfus kayıtlarında ”MEHMET” olarak kayıtlı olan ismini haklı sebepler neticesinde ”MURAT” olarak değiştirmek istemektedir.

3- (Haklı sebepler ve Yargıtay Kararları eklenmeli)

4- Yukarıda ayrıntılı bir şekilde arz ve izah ettiğimiz nedenler başta olmak üzere müvekkilimizin kimliğinde yazılı, nüfus kayıtlarında kayıtlı ismi olan “MEHMET” ismi ile tanınmamakta ve çağırılmamakta aksine ”MURAT” ismiyle tanınıp çağrılmaktadır. Bu sebepten ötürü ”MEHMET” olan isminin “MURAT” olarak değiştirilmesini Sayın Mahkemenizden saygılarımızla arz ve talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER       : Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuatlar

DELİLLER                           : Nüfus kayıt örneği, tanık ve her türlü yasal delil

SONUÇ/ TALEP                  :Yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah ettiğimiz ve Sayın Mahkemenin re’sen takdir edileceği nedenlere dayanarak; müvekkilin nüfusta ve kimlikte yazılı ismi olan “MEHMET” isminin değiştirilerek ”MURAT” olması için karar verilmesini Sayın Mahkemenizden vekaleten ve saygılarımla arz ve talep ederim. 22.06.2022


Davacı Vekili
Av. Erkam YILMAZ

Miras Sözleşmesi Türleri - Miras Avukatı Alper OTLUOĞLU

MİRAS SÖZLEŞMESİ

Miras sözleşmesi türleri bakımından ikiye ayrılan sözleşmeleridir. Bu bakımdan miras sözleşmesi türleri olumlu miras sözleşmeleri ve olumsuz miras sözleşmeleri olarak sınıflandırılmaktadırlar. Miras sözleşmeleri ölüme bağlı tasarruflardandır ve miras bırakanın ölümüyle birlikte hüküm ifade etmektedirler. Olumlu miras sözleşmesinde miras bırakan mirasının belirli bir kısmını veya tamamını olumlu miras sözleşmesinin karşı tarafına bırakır. Olumsuz miras sözleşmesinde ise miras bırakan, mirasçılık sıfatına sahip kişi ile yaptığı sözleşme sonucu bu kişinin mirasçısı olmayacağını beyan etmektedir. Bu miras sözleşmelerinin geçerliliği resmi şekil şartına bağlanmıştır. Resmi vasiyetname şeklinde yapılması sonucu geçerli olacak bu sözleşmelerin tarafları resmi makam olarak noter önünde bildirecekleri beyanların memur ve iki tanık huzurunda imza altına alınması şeklinde yapılması gerekmektedir. Şekle aykırılık durumunda miras sözleşmesinin geçersizliği söz konusu olur ve iptal davası açılabilir pozisyona düşer. Miras sözleşmesi miras bırakan açısından temsilci aracığı ile yapılamaz fakat mirasçı atanan kişi bakımından temsilci eliyle yapılabilmesi mümkün ve geçerlidir. Miras sözleşmesi türleri olarak düzenlenen olumlu ve olumsuz miras sözleşmeleri makalemizin devamında ayrıntılı olarak açıklanacaktır. Miras sözleşmeli iki taraflı bir hukuki işlem şeklinde yapılmakta olup ölüme bağlı olması dolayısıyla herhangi bir borç doğurmamaktadır. Sözleşme yapılan kişi sözleşmenin olumlu ya da olumsuz miras sözleşmesi olmasına göre mirasçılık hakkı kazanmakta veya hakkı olan mirasçılık sıfatını kaybetmektedir.

Olumlu Miras Sözleşmesi 

Miras sözleşmesi türleri arasında yer alan olumlu miras sözleşmeleri sonucunda, sözleşmenin taraflarından birinin diğer kişiye, ölümü halinde mirasının bir kısmını bırakmasını öngörür. Miras bırakan olumlu miras sözleşmesi ile mirasının tamamını bırakabileceği gibi mirasının bir kısmını da bu kişiye bırakabilir. Olumlu miras sözleşmesinde miras bırakan taraf dışında bu kişinin sözleşmenin diğer tarafı olarak gösterdiği kişinin ön mirasçı, mirasçı, yedek mirasçı ya da art mirasçı olarak atanması mümkündür. Miras bırakan bu sözleşme ile bu kişilere bazı yükümlülükler de yükleyebilir. Olumlu miras sözleşmesi miras bırakanın mal varlığındaki tasarruf hakkına yönelik herhangi bir kısıtlama getirmemektedir. Buna rağmen sözleşmeye aykırı nitelikte tasarruflara karşı itiraz edilmesi de mümkün kılınmıştır. Miras sözleşmesi türleri arasında yer alan olumlu miras sözleşmesinin taraflarından miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan bir kişi olması yani tam ehliyete sahip olması gereklidir. Sözleşmenin karşı tarafı açısından ise genel yetki kuralları geçerlidir. Miras bırakan olumlu miras sözleşmesi ile belirli bir malını sözleşmeyi yaptığı kişiye ya da bu kişiye yükleyeceği yükümlülükle bir üçüncü kişiye bırakma hakkına sahiptir.

Olumsuz Miras Sözleşmesi 

Miras sözleşmesi türleri olarak tanımlanan bir diğer sözleşme türü ise olumsuz miras sözleşmesidir. Miras bırakan ile mirasçısı arasında yapılan bir sözleşme olan ve mirastan feragat sözleşmesi olarak da bilinen olumsuz miras sözleşmesi, karşılıklı ya da karşılıksız olarak yapılabilmektedir. Karşılıklı yani ivazlı şekilde yapılan mirastan feragat sözleşmesi feragat edenin alt soyu için de sonuç doğururken karşılıksız şekilde yapılan olumsuz miras sözleşmesinin hükümleri yalnızca feragat edeni bağlar. Feragat eden yani mirasçılık hakkından vazgeçen kişinin bu sözleşme ile birlikte mirasçılık sıfatı kalmamış olur. Karşılıklı olarak yapılan mirastan feragat sözleşmesi ile alt soyun miras hakkının devam edeceği kararlaştırılabilmektedir.

Miras Sözleşmesi ile Vasiyetnamenin Farkı

Miras sözleşmesi ile vasiyetnamenin en temel farkı yapanın ehliyetine ilişkin şartlarıdır. Şöyle ki; vasiyetname yapabilmek için gerekli ehliyet şartları ayırt etme gücüne sahip olmak ve 15 yaşını doldurmuş olmaktır. Miras sözleşmesi türleri için ise öngörülen ehliyet şartları daha ağır tutulmuştur. Miras sözleşmesi yapabilmek için tarafların ayırt etme gücüne sahip olmaları, ergin olmaları ve de kısıtlı olmamaları gerekmektedir. Miras sözleşmesi türleri açısından olumlu ve olumsuz miras sözleşmelerinin her ikisinde de bu ehliyet şartları geçerlidir. Miras sözleşmesinin tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf söz konusu olduğunda tasarrufta bulunanın ehliyet şartları göz önünde bulundurulur. Ancak iki tarafın da ölüme bağlı bir tasarrufta bulunması durumunda tabii ki iki tarafın da ehliyet şartlarını haiz olması beklenmektedir. Miras sözleşmesi resmi şekil şartına bağlanmış bir sözleşmedir. Vasiyetname için böyle bir resmiyet şartı öngörülmemiştir. Bu anlamda vasiyetname; sözlü vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenebilme serbestisine sahiptir. Vasiyetnamede geri alma ölüme kadar tek taraflı olarak yapılabilen bir işlemdir. Miras Sözleşmesi ise iki taraflı bir sözleşme sonucu ortaya çıktığı için kural olarak tek taraflı olarak geri alma mümkün değilse de bu durumun da istisnaları mevcuttur.

Miras Sözleşmesi Nasıl Sonlandırılır 

Miras sözleşmesi iki taraflı olarak yapılabileceği gibi çok taraflı olarak da yapılması mümkün olan bir sözleşme türüdür. Resmi şekil şartı gereğince noter huzurunda ya da yetkili başka bir makam önünde iki şahit ve memurun önünde taraflarca imza altına alınması ve iradelerin beyanı şeklinde gerçekleşen miras sözleşmeleri belli bazı durumlarda sonlandırılabilmektedir. Bu şartlar;

  • Sözleşmenin taraflarının aralarında yazılı ve karşılıklı olarak anlaşması,
  • Miras bırakan tarafından sözleşmenin ortadan kaldırılmak istenmesi,
  • Taraflardan birinin sözleşmeden dönme iradesini kullanmak istemesi,
  • Miras sözleşmesi ile atanan mirasçının miras bırakandan önce ölmesi,
  • Eşler arasında yapılan miras sözleşmesi bakımından eşlerin boşanması olarak sayılabilmektedir.

Bu durumlarda miras sözleşmesi türleri olarak karşımıza çıkan mirastan feragat ya da olumlu miras sözleşmesinin sona erdirilmesi mümkündür. Miras sözleşmelerinin sona erdirilmesi dışında yine belli şartlar oluşması halinde iptal edilebilirlik durumu da bulunmaktadır.

Miras Sözleşmesinin İptali

Miras sözleşmesi türleri bakımından şartlarının varlığı halinde bu sözleşmelerin iptali mümkün görülmüştür. Hak düşürücü süreler bakımından da geçerli olan miras sözleşmesinin iptali şu hallerde istenebilmektedir;

  • Miras sözleşmesinin taraflarının ehliyet şartlarına sahip olmaması,
  • Miras sözleşmesi yapılırken tarafların iradelerinde bozukluk olması,
  • Hata sonucu yapılan miras sözleşmesi,
  • Miras bırakanın iradesini sakatlamaya yönelik yanıltma ya da aldatıcılık unsuru barındıran iş ve işlemler sonucunda yapılan miras sözleşmesi,
  • Korkutma ile yaptırılan miras sözleşmesi,
  • Resmi vasiyetname şeklinde yapılan miras sözleşmesinin içeriğinin ahlaka veya hukuka aykırı olması,
  • İki tarafa yükümlülük yükleyen miras sözleşmeleri bakımından sözleşmede kararlaştırılan bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi,

Sayılan bu durumların gerçekleşmesi halinde taraf iradeleri uyuşmasa dahi miras sözleşmesinin iptali istenebilir. Bu durumlardan hile ile yapılan miras sözleşmesinin iptalinin, hilenin ortadan kalkmasından itibaren 1 yıl içerisinde istenmesi gerekmektedir. Miras bırakanın 1 yıl içinde ölmesi ve iptali isteyememesi halinde ise bu hakkı mirasçılarına intikal etmektedir. Sözleşmede kararlaştırılan vaatlerin yerine getirilmemesi durumunun uygulamada en sık karşılaşılan örneği ölünceye kadar bakma sözleşmeleridir. Ölünceye kadar bakma vaadi karşılığında miras sözleşmesi yapılması durumunda ölünceye kadar bakma yükümlüsünün bu vaadini yerine getirmemesi miras bırakana sözleşmenin iptalini isteme hakkı vermektedir. Miras sözleşmesi türleri olumsuz miras sözleşmesi (mirastan feragat) ve olumlu miras sözleşmesinin temel özellikleri ve tabi olduğu kurallar genel anlamıyla makalemizde bahsetmiş olduğumuz konulardan ibarettir. Miras sözleşmesinin iptali ve geçerliliğine ilişkin hukuki sorunlarınızın ayrıntılı yanıtını alabilmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

pendik ceza avukatı alper otluoğlu

Pendik Ceza Avukatı

Pendik ceza avukatı, ceza mahkemelerinde görülmekte olan yargılamalarda müvekkillerini savunan, haksız yere mağduriyet durumunun ortaya çıkmaması için çabalayan ve adil yargılama için çalışan avukatlar olarak tanımlanabilen ve bu özellikleriyle öne çıkan avukatlardır. Türk Ceza Kanunu başta olmak suretiyle kanunlarımız ülke bireylerinin sıkıntısız bir biçimde yaşamasını sağlayıp bu hayatı regüle etmek amacıyla oluşturulmuştur. Bu düzeni bozan bireylerde Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen cezalara çarptırılmaktadır. Bu düzene uyulmaması halinde uyumsuzluğu ortaya çıkaran kişilere karşı ceza davaları açılır. Ceza davalarına bakan avukatlar ise çoğu zaman ceza avukatı olarak tanımlanmaktadır. Pendik ceza avukatı ise yalnızca Pendik ve çevresinde değil, tüm Türkiye’de görülen ve görülecek ceza davalarına bakan avukattır.

En İyi Ceza Avukatı Pendik 

Anadolu yakası ceza avukatı yukarıda bahsi geçen davaların hukuki şartlar altında devam ettirilmesinde ve mağdur yahut sanığın hukuki haklarını korumada görev almaktadır. Takdir edersiniz ki her alanın olduğu şeklinde hukukun da kendine özgü işleyişi ve dili vardır. Her insan bu işleyiş ve dili yönetemeyebilir. İşte bu aşamada Pendik ceza avukatı hizmetlerinden yararlanarak herhangi bir negatif durumun başınıza gelmesine karşı tedbir alabilirsiniz.

Ceza avukatları hakkındaki sıklıkla merak edilenlerden birisi de hangi davalarla ilgilendikleri olarak öne çıkıyor. Ceza avukatları hemen hemen her davada vazife alabilmektedir. Pendik ceza Avukatı ve öncelikle savunmaya yönelik açıklamalar yapabilmek için ortada suçun ve bu suçun isnat edilmiş olduğu bir bireyin olması gerekmektedir. İşte tam olarak bu aşamada kabahat isnadıyla yüz yüze kalan bireyi savunacak şahıs ceza avukatıdır. Pendik ceza avukatı asli rolü mevzuatlara ve kanuna paralel bir biçimde müdafisini en etken ve faal halde savunmaktır. Savunma, ceza mahkemesinin oldukça mühim bir parçası olarak kabul edilmektedir. Savunma yardımıyla maddi gerçek en doğru bir biçimde ortaya çıkartılırken aynı zamanda şüphelinin temel hukuki hakları garantiye alınmış olur. Ceza avukatının rolü kollukta başlarken, takibat evresi tamamlanıncaya dek devam etmektedir. Hatta aleyhe çıkan kararlarda da İstinaf ve Yargıtay’a giden yolda rol üstlenmektedir.

Savcılık makamı işlenen suça dair, kanıtlarıyla beraber iddianame hazırlar ve mahkemeye sunar. Savcılığın mahkemeye sunduğu iddianame kabul edilmiş olduğu ve herhangi bir noksan görülmediği takdirde dava görülmeye başlanabilir. Bu noktada ceza avukatının iddianamenin tam içeriğini iyi bir biçimde biliyor olması, etkili bir müdafaa açısından çok büyük bir öneme sahiptir.

Pendik Ceza Avukatı Tavsiye 

Günümüzde birçok şahıs Anadolu yakası Pendik ceza avukatı şeklinde aramalar yapıyor ve iyi bir ceza avukatı bulmak için çevresinden öneriler alıyor. Ceza davalarında şüphelinin yahut suçlunun iyi bir avukatla çalışması, lehine netice alınabilmesi adına çok önemlidir. İyi bir ceza avukatı en önce suçun vasfına itina göstermelidir. Aksi durumda müdafi açısından negatif sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Çünkü müdafaa yaparken avukatın ilk dikkat etmesi ihtiyaç duyulan şey savunduğu bireyin hangi kabahat yahut suçlardan yargılandığı olmalıdır. Bu ayrımın net bir biçimde yapılması, faal savunmanın temelini oluşturur.

Pendik Ceza Avukatı Ücreti 

Pendik ceza avukatı tutarı mevzusunda herhangi net bir ücretin varlığından konuşabilmek olası değildir. Çünkü ceza davaları fazlaca geniş mevzulara haiz olup, davalar içinde büyük farklılıklar mevcuttur. Ceza avukatının alacağı ücret davanın boyutu, niteliği şeklinde esaslar doğrultusunda değişim göstermektedir. Dava süresi, tahkikat şeklinde aşamalar sırasında avukatın üzerine düşen görevler şeklinde etmenler; fiyatın belirlenmesi üstünde en mühim unsurlar olarak göze çarpıyor. Ayrıca ceza avukatlığı ücretlerinin öteki avukatlık hizmetlerine göre nispeten daha maliyetli bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü ceza davalarında avukatın rolü, öteki davalara göre daha geniştir. Ceza avukatları, güvenlik ve savcılık soruşturmaları başta olmak suretiyle iddianame aleyhinde kanıt toplanması şeklinde birçok işi yerine getirirler. Ayrıca dava süresi olarak da öteki davalara oranla daha uzun bir süreçtir. Ek olarak, barolar tarafınca ceza davaları için belirlenmiş kati bir ücret bulunmamaktadır.

pendik en iyi avukat alper otluoğlu

PENDİK AVUKATLIK BÜROSU

Pendik en iyi avukat, siz değerli müvekkillerimizi en doğru hukuki yönlendirmelere tabi tutacağımız Otluoğlu Hukuk Bürosu’nda hizmet vermektedir. Kişilerin zorlu hukuki süreçlerle baş edebilmeleri bakımından yoğun emek ve çaba sarf eden Pendik en iyi avukat, engin bilgi birikimiyle ve dava tecrübeleriyle sizlere danışmanlık vermek için sabırsızlıkla beklemektedir. Başta ceza ve aile hukuku olmak üzere, birçok alt sınıfta da hizmet vermekte olan ofisimiz sizlerle çalışmaktan onu duyacaktır. Marka ve patent, ticaret davaları, bilişim hukuku ve benzeri süreçlerde arayış içinde olduğunuz Pendik avukatlık bürosu ile dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.

Pendik Avukatlık Bürosu Hangi Davalara Bakar 

Pendik en iyi avukat arayışınız herhangi bir alana özgü olabilir. Biz alanında yetkin avukat kadromuzla size en iyi hizmeti, ihtiyacınız olan konuda vermeye hazırız. Özellikle boşanma dava süreçleri, çiftler için fazlaca yıpratıcı olabilmektedir. Bu yıpratıcı dava boyunca ustalaşmış yardımcı almanız, zorlukların üstesinden gelmenizi oldukça kolaylaştıracaktır. Adından da anlaşılacağı benzer biçimde aile hukuku, aileye ilişik oluşabilecek bütün sorunların (Evlilik, nişanlanma, boşanma ve çocuk velayetleri vb.) çözümü için devreye giren hukuk mekanizmasıdır.

Bunların yanı sıra hukuk büromuz sizlere, kişilerin özgürlüklerinin mevzu bahis olduğu ceza hukuku alanında da hizmet vermektedir. Öte yandan ticari davalarınız ile marka hukukuna ilişkin davalarınızda da ekibimizden uzman bir avukatla çalışmanız olasıdır.

En İyi Boşanma Avukatı- Pendik En İyi Avukat 

En iyi boşanma avukatı arama motorlarında sıklıkla aranan bir kavramdır. Pendik en iyi avukat ile kastedilen işinde uzman bir boşanma avukatı, ceza ya da ticaret avukatı olabilmektedir. Boşanma avukatı, boşanma süreçlerini titizlikle takip eder ve müvekkillerini dava akışı mevzusunda bilgilendirir. İlk etapta boşanma davası açılıp açılamayacağını netleştirebilmek için gerekli durumların varlığını irdeler. Boşanma nedenlerinin titizlikle ve doğru bir şekilde tespit edilmesi boşanma davası için çok önemlidir. Zira mahkemeler, davayı boşanma sebeplerine nazaran incelerler. Tüm bu süreçlerin yürütülmesi aşamasında alanında uzman bir avukat ile çalışmak son aşama önemlidir.

Bir boşanma davasını ele alacak olursak, bu dava için öncelikle boşanma nedeni tespit edilmelidir. Bu aşamadan sonrasında duruma nazaran dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Bir sonraki hiyerarşi ise tarafların birbirinden talepleri olup olmadığı, var ise ne tür talepler olduğu netleştirilmesi aşamasıdır. Bu taleplerin maddi içerikli yahut yalnızca velayet gibi talepler olması mümkündür. Belirtilen bu tarz talepler doğrultusunda dava dilekçesi yazılır ve dava dosyası hazırlanır. Diğer ayrıntıların da tamamlanmasıyla beraber dava harç ve giderleri vezneye yatırılarak dosya teslim edilir ve böylelikle dava açılmış olur.

Pendik en iyi avukat size davanız hangi konuya ve hukuka ilişkinse yukarıdaki anlatıma benzer nitelikte bir süreç sağlayacaktır. Dava hakkındaki ayrıntıları sizden öğrenecek, akabinde gerekliyse karşı tarafla görüşecek ve taleplerini size iletecektir. Bunlardan sonra ise anlaşma sağlayamadığı takdirde dava dilekçenizi hazırlayarak davanızı açacaktır.

Dava süreçleri fazlasıyla sıkıntılı ve yıpratıcı süreçlerdir. Bu sıkıntılı durumda hukuki yükünüzü hafifletebilecek uzman desteği almanız da bu bakımdan sizi hem maddi hem de manevi olarak koruma altına alacaktır.

Otluoğlu Hukuk Bürosu, çeşitli hukuk alanlarında uzmanlaşmış ve tecrübeli ekibi ile çağdaş hukukun alt dalı olan aile hukuku ile yeni nesil gelişmelere uygun olarak bilişim, marka, ticaret uyuşmazlıklarından doğan çeşitli davaların yasal süreçlerinin başlatılması, sürdürülmesi ve sonuçlandırılması hususunda ustalaşmış hizmet desteği vermektedir. Pendik en iyi avukat arayışınıza son vermeden önce bizimle iletişime geçmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Oretra